“Kalbinizdeki tüm yüzleri bırakın ki, yüzü olmayan yüz size gelsin” Mevlana

Mevlana tek bir cümleye Öz’ü yerleştirmiş, bizler sayfalarca dil döküp,sözcükleri kullanarak anlamını da daraltarak anlamaya, anlatmaya çalışıyoruz.

İyi-kötü, karanlık-aydınlık,  güzel-çirkin  vs.  dualite yani çift kutuplu tanımlardır.  İki uç arasında gidip gelmek ise tepkisel bir dualite bakış açısıdır. Dengede olan birbirlerine akarak  birleşmeleridir.

Ve aslında bu uçlar  karşılıklı birbirine akar ve BİR haline gelir.

Dualite gözüken ÖZ’ ünde Birliktir.

Zaten de zıtlıkları birbirinden ayrı tutmak çok büyük bir irade gerektiriyor. İrade yani sadece aklı kullanarak yaşamda bu denli bir güç gerektiriyor ve bizi zorluyor. Halbuki ilahi yasalardan biri çabasızlıktır.  Mıknatısın uçlarını ayırmaya çalışın; ne kadar zorlanırsınız, onlar hep birbirine varmak ister. Yin Yang sembolündeki sekize benzeyen figürdeki akış gibi, birleşmeyi, her zaman biribirine akmayı arzularlar. Karanlığımız yani içimizde direnç gösterdiğimiz gölge tarafımız da bizi baskılayarak her zaman negatif  olaylar yaratarak akmak ve aslında aşkına kavuşmak istemektedir.  Negatif olayları yaratan kendi içsel varlığımızdır; bunu yapar çünkü onurlandırılıp, fark edilip hissedilerek aydınlığına kavuşmak istemektedir.  Gölgeyi hissedip,  enerji akışı yeniden aydınlık tarafa taşınırken aslında karanlık ve aydınlığın biribirlerini olumlu yanlarıyla nasıl da beslediklerini görürüz.

Ancak en başta enerji hareketinin yarattığı baskı ve basıncı içimizde her nerede  hissediyorsak oradaki sekiz şeklindeki akışı bloke eden önyargılarımızı  ve direndiklerimizi öne çıkarmıştır. Bunlar direndikçe, yani onlardan kaçtıkça,  Mevlana’nın bahsettiği bir takım yüzleri oluştururlar. Bu yüzler savunmacı sahte yüzlerdir. Bu sahte yüzler acıdan kaçmak için oluşturduğumuz geçici benliklerdir. Acıdan kaçamayacağımızı hep birlikte bu günlerde deneyimlemekteyiz.  Karanlık görülmezse çığlığı çok acı olmakta. Şiddet, nefret, baskılama v.s şeklinde kendini göstermekte. O vakit aydınlığa kavuşmak ve akmak istiyor yani BİRLiĞİ arzuluyordur.

Bir süre sonra reddettiğimiz taraflarımızın da bizi aynı şekilde beslediğini anlarız.. Direnç gösterdiğimiz yerler bir süreliğine sıkışmış yerlerdir ve aslında ardında hediyleri  de beraberinde gelir.  Burada kilitin anahtarı Teslimiyettedir. Teslimiyetle birlikte yüzler tek tek düşer ve sonunda yüzü olmayan yüz de o zaman belirir. Sonsuzluğun kutlaması da beraberinde gelir.

Sevgiyle

Seda Rodop Soran