Abadiania kasabasına 2 gün Sao Pauolo’da kaldıktan sonra geldik. Sao Paolo güvenlik açısından tedirgin edici bir şehir olması ile birlikte yine de bana göre bir kez olsun görülmeye değer. Brasilia şehrinde yer alan Abadiania  dünyaca tanınmış pşisik ameliyat medyumu olan Joao de Deus yani John of God’un yaşadığı yer.  Psişik Ameliyatları yaptığı yerin ismi ise Casa de Dom Inacio olarak geçiyor. Burası aslında ruhsal bir hastane. Dünyanın her yerinden insanlar çeşitli fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlık dengesi için geliyorlar. Burada günde ortalama 1000 kişinin tedavisi gerçekleşiyormuş. Medyum Joao; St. Ignatius of Loyola, St. Franscis Xavier, St. Francis of Assisi ve benzeri gibi 30’dan fazla yaşadıkları zamanları değiştirmiş olan din adamı, doktor, fizikçinin (ruhsal olarak gelişmiş varlıkların) işbirliğiyle (orada entity deniliyor) çalışıyor.

Biz bir grup arkadaşlarımızla beraber Pazartesi akşamüstü kalacağımız yere yerleştik.  Ertesi gün sabahtan kristal yataklarda çakralarımızı ve enerji bedenlerimizi dengeledik. "Kristal Işık Yatağı" gelişmiş bir ruhsal tedavi aracı. Yatağa uzandığınızda 7 adet saf quartz ışığı dışarıdan enerji sisteminizi dengelerken aynı zamanda Casa de Dom Inacio’unun ruhsal varlıkları da derin seviyede sizinle çalışıyorlar. Yatağa uzandığımda, gözlerimi kapattığım an bu varlıkların hareketini hemen hissettim. O anda ne olması gerekiyorsa o olmuştur. Casa’daki tüm deneyimleri zihni bir köşeye bırakarak, sadece hissederek yaşamayı tavsiye edebilirim aslında her ruhsal çalışmada olduğu gibi . Yoksa zihin şüpheleriyle yorabilir bu yolculuk esnasında...

Öğleden sonra John of God’ın evinin önünde fakir insanlar için çorba ve kıyafet dağıtılan eve gittik. Her gün pek çok  insan gelip bu çorbalardan içiyor. Gelirken eski kıyafetlerinizi de bu insanlara dağıtmak üzere getirmeniz tavsiye ediliyor.

Buradan çıktıktan sonra öğleden sonra kutsal şelale’ye gittik. Eğer ruhsal ameliyat olacaksınız bu şelaleye ameliyattan önce girmelisiniz. Daha sonra bazı uyulması gerekenler var. Kutsal şelale oldukça soğuk. Sessizce sıramızı bekledikten sonra grubumuzdaki bayanlar ile birlikte tek tek suya girmeye çalıştık. Beyler ve bayanlar ayrı ayrı giriyorlar. Girmeye çalıştık diyorum çünkü su gerçekten soğuk. Benim kalp çakramda ciddi bir hareket oldu bu şelalede. Çıktığımda kalbim güm güm atıyordu ve birkaç saat daha devam etti.  Daha sonra dinlenmeye çekildik.

Ertesi gün yani Çarşamba günü John of God’un görüş günüydü. Sabah 7.45’te  meditasyon odalarına geçtik. Girerken çok ağır hissettiğim enerji içeride kendini daha sonradan huzura bıraktı. Medyum Joao sizi yaklaşık bir saniye kadar görüyor ve ne yapılması gerektiğini kağıda yazarak rehberinize veriyor. Yapılması gerekenlere kendisi değil varlıklar karar veriyor. Elimi uzatırken o mavi gözlerle, gülümseyerek göz göze geldik. Daha sonra içeri devam ederek meditasyon odasında meditasyonumuzu yaptık. Sırada huşu içinde beklerken Nazan’ın John of God’a Türk Lokumunu uzattığı an bizim için efsane bir anı oldu. Seyahatin sonuna kadar bu anı çeşitli kereler kahkalardan kırılmamıza sebep oldu. Zaten tüm zamanlarımız genelde oldukça neşe içinde geçti. Grubumuzda ağır bir deneyim yaşayan olmadı. İçimize döndüğümüz zamanlardan sonra ise paylaşmak istediğimiz iç görüleri paylaşarak hediyelerimizi sunduk birbirimize.

Niyetlerimden biri hemen orada gerçekleşti.  O konuyla ilgili güçlü bir anlayış ve şefkat geldi meditasyon odasında. Ertesi gün de odamda dinlenirken bu konuyla ilgili devam eden vizyonlar da geldi. Ve ardından sevgili Nazan niyetimi bilmeden konuyla ilgili görmüş olduğu rüyasını anlatınca benim için bir kez daha  teyitlendi. Bir kağıda 3 adet niyetinizi yazıp rehberinize veriyorsunuz o da John of God’a sunuyor. Ama elbette varlıklar ruhun ihtiyacını biliyorlar. Rehberimiz Türk hanımlarının genellikle evlilik üzerine niyet koymak istediklerinden bahsetti. İşin şakası bu tabii ama nasıl ve neye niyet koyacağımız gerçekten önemli. Bu konu bir kitap konusu bile olabilir. Bu niyetlerin hemen sihirli değnek değmişcesine gerçekleşmesini beklemek hayal kırıklığına sebep olabilir. Her zaman mucizelere açığız ama ruhumuzun ve büyük ruhun bilgeliğine teslim olarak getireceklerine bırakmak yaşamı daha kolaylaştırıyor.

Öğleden sonrasına masaj yazılmıştı. Masörler yine Casa için özel görevli inisiye olmuş kişiler. Masajı alırken de varlıklar yine üzerinizde çalışıyorlar. Perşembe sabahına ruhsal ameliyat yazılmıştı. Dediğim gibi girerken üç adet niyet yazıyorsunuz ama elbette ruhunuz ve varlıklar neye ihtiyacınız olduğunu biliyorlar ve yine her şey olması gerektiği gibi akıyor. Açıkçası benim deneyimlerim meditasyonlar esnasında çok daha yoğun oldu ruhsal ameliyata göre. Bu belki de ameliyat esnasında duyulan heyecan ve beklenti ile ilgili olabilir.  Beklenti ister istemez yaratmışım. Her ne oldu ise kabulüm, teslim oldum...Ameliyattan sonra ertesi güne kadar kendinizle kalmanız tavsiye ediliyor. Operasyondan sonra herkes odalarına çekiliyor. Sessizlik için harika bir fırsat daha. Odamda sessizlikle birlikte yoğunlaşan iç görülerle derinleşerek vakit geçirdim. Analiz yapmadan akışlarına izin verdim. Gün içinde herhangi bir halsizlik veya ağırlık hissetmedim; her zamanki enerjik halimdeydim. Bu yüzden tam gün yatmakta biraz zorlandım. Ama güneşe çıkmamak ve dinlenmek gerekiyor.

Ertesi gün yani son günümüzde öğlen Casa'ya çorba içmeye gittik. Bu da şifa sürecinin bir parçası. Kaldığımız günler boyunca içtiğimiz sular da entity'ler tarafından kutsanmış sulardı. Daha sonra John of God ile vedalaşma sırasına girerek vedalaştık. Mavi gözlere ve entity'lerine teşekkür ettik.

Casa sanki bir umut yolculuğu gibi. Dünyanın pek çok yerinden insan, niyetlerinin gerçekleşmesi için buraya geliyor. Pek çok ağır hasta görüyorsunuz. Kimileri iyileşiyor, kimileri iyileşemiyor. Ama mutlaka iyileşme yolunda tohumları atılıyor. Yine her şey büyük ruhun ve ruhun izin verdiği oranda gerçekleşiyor. Yolculuk sonsuz. Herkesin yaşam dersleri, birktirdikleri ve geçmişi çok farklı.  Bu ışık kapısı kısmet olduğu için şükran ve minnet doluyum. Yolculuk esnasında John of God tarafından yetkili rehber onayı da aldım. Kim bilir belki bir sonraki yolculuğumuzda bize katılmak istersiniz. Sevgiyle Seda Rodop Soran