Renk Aracılığıyla Kendinizi Tanıyın

 

Şifa ve kişi ötesi bağlamda renk için en iyi tanım ruhun bir işaret dili olabilir; bizler onun varlığı ya da yokluğu veya onların eksikliği ile görünen gökkuşağı tayfı aracılığıyla umutlarımız ve hayallerimiz ile iletişim kurarız. Biz renkler açısından bilinçli olarak, yaşamın kendisiyle meşgul oluruz.

 

Aktif olarak odaklandığımızda ve özel gölgeler ve tonları günlük hayatımıza getirdiğimizde, değişim olmaya başlar, stress ve olumsuz düşünme köklerini dönüştürme ve anlama becerisine sahip oluruz. Renk, ışığın kırılmasıdır ve ışık, kuantum fizikçileri tarafından yaşamın kendisinin en özü olarak düşünülür, o yüzden renk ile bağlantı kurarak, biz yaşamın kendisinin özüyle bağlantı kuruyoruz.

 

Kendi kişisel renklerimizi ve bu renkleri hayat sevgimizi derinleştirmek ve geliştirmek  için nasıl kullanacağımızı keşfedeceğiz ve öğreneceğiz. Ünlü psikolog Carl Jung, herkesin bir amaçla doğduğuna, Sufi Mistik Rumi gibi büyük öğretmenlerin yanı sıra, fiziksel, zihinsel veya duygusal uyumsuzluğun insanların kendilerine verilen gerçek amacı yaşamamalarının bir sonucu olduğuna inandı. Renk aracılığıyla kendinizi bilmek, sizi kendinizle yeniden hizalar ve size dünya için sahip olduğunuz armağanı hatırlatır. Kendi amacını tamamlamak için rengin bizden neye ihtiyaç duyduğunu öğrenmek adına dışavurum sanatlarının bir karışımını ve hikaye kullanarak, yaşama renk getiririz. Birlikte geçirdiğimiz zamanın sonunda, kendi renk sembollerimize sahip olacağız ve gerçekleşmiş bütün bir hayat yaşamak için kendi eşsiz renk reçetemizi keşfedeceğiz

 

Bu, Yaşamın Rengidir.