Derin Anı Süreci (DMP- Deep Memory Process) :

 

Roger Woolger’ın Derin Anı Süreci (DMP) kendine özgü tekniği ile pratik ve çok etkili bir ruh terapisidir. Jung’cu aktif hayal gücü, Reich’çı beden çalışması ve Moreno’nun - psikodramanın yaratıcı bir birleşimidir. Aynı zamanda Tibet Ölüler Kitabı’ndan esinlenerek hayatlar arası bütünleştirme (Entegrasyon) ve şamanik yolculuk ögelerini de içerir

 

DMP anksiyete, depresyon, fobiler, stres, kronik agrılar, bloke olmuş hisler ve özellikle de bedende yerleşik ve geçmiş yaşamkalıntısı olarak görünen katastrofik travmalar ve çocukluk dönemi travmaları için geçerlidir.

 

1990’da DMP’nin ortaya çıkışı ile regresyon çalışmaları,  dar kapsamdan çıktı. Psikodrama ve beden çalışmaları sayesinde yaşanan deneyimlere dönüştü.

 

DMP nin kökü aynı zamanda süptil bedenlerin yoga kavramlarındandır, ölüm ve farklı bardo (ötealem) ve ara etaplardan geçerek ölümü ve ruhun dönüşümü ile ilgili şamanik gelenekler ve Tibet öğretilerinden de faydalanır. Bu güçlü uygulama transpersonal psikoterapiye önemli bir katkı olarak tanınmıştır. Birçok uygulama özel olarak mental seviyeye odaklanırken, DMP aklı, duyguları, bedendeki kalıpları ve ruhu tek ve kapsamlı bir süreç sonunda dönüştürür.

DMP danışanlarla çalışmak için değerli bir ek yöntemdir.

Kaygı, depresyon, korkular, stres, kronik ağrılar, bloke olmuş duygular ve özellikle çocukluk travmaları ile katastropik travmaların "geçmiş yaşam" gibi ortaya çıkan vebedende kalıntılar bırakan durumları keşfedilebilir.

Geçmiş yaşamlarımızda birçok yaşamda din düzenine adanmış, Tanrı’ya sınırsız hizmet ve adanmışlık konusunda yeminler etmiş ve insan yaşam şeklinden uzaklaşmışızdır. Bunların arasında cinsel ilişkilerden, materyal zenginlikten vazgeçerek yoksulluğu tercih etmiş olduklarımız da vardır. Bu kontratların ve yeminlerin feshedilmesi gerekir.

Gölgeler çalışması ise bilinçdışı ruh yaralarımızı meydana çıkarmak için çamurun içinde saklı bir altın maden damarını bulmaya benzetilebilir. Gölgemizde ne kadar derine yolculuk edebilirsek, o kadar çok bilinç ışığı getirebilir, hayatlarımızı değiştirebilir ve dönüştürebiliriz. Gölgelerimizi asla görmek istemez ve onları çok derinlere iteriz. İnsanlarda tahammül gösteremediğimiz taraflar genelde bize gölgelerimizi işaret eder. Onları görmezden gelmek için harcadığımız enerji, onlarla yüzleşip dönüştürmekten yüzlerce kat daha fazla enerji harcatır bize.

Hepimizin ataları vardır ve aynı zamanda onların bize vermek istedikleri mesajları da vardır. Atalarımızın mesajlarını dinlemeyi öğrenmek ve bitiremedikleri işlerde onlara yardım etmemiz gerekir.

Aile ağacımıza bakarken çoğu zaman kalıcı temalar ve sürekli kendini tekrar eden motifler görürüz ve bunlar bugün ailemizin ve akrabalarımızın hayatlarını bir şekilde etkiliyor olurlar.

Mutsuz atalarımızın bir çoğu duyulmayı bekler, kendi duygularında, fiziki engel ve halledilememiş konularında hapsolmuşlardır.

Atalarımız hala:

-       Ölen bir sevdiğini özlüyor

-       Utanç yarası taşıyor

-       Geride kalanlar için endişelendiği için gidemiyor

-       Öldüklerinin farkında olmadıkları için çılgın ve kafası karışmış

-       Açlıkla zayıf düşmüş ve yiyecek arıyor.

olabilir.

Atalarımızın tüm bu ve bunun gibi nice bitmemiş enerjetik kalıntısı bizi ve ailemizin bireylerini etkiliyor olabilir. Bazen bu etkiler belli belirsizden çok dramatiğe kadar kendini gösterebilir. Örneğin hiç doyamadan yemek yemek gibi. Açlıktan ölmüş bir atanızın yerine durmadan ve doymadan yemek yiyor olabilirsiniz.

Derin Anı Süreci çalışması ile bu ve benzer sorunlarınızı dönüştürebilirsiniz.