Hepimizin içinde bize neyin doğru neyin yalnış olduğunu söyleyen vicdan adını verdiğimiz bir pusula işler. Ailemizden, ülkemizden, dinimizden, köyümüzden öğrendiğimiz değerlerle çalışan bu pusula ise hayatta kalma mekanizması ve aidiyet isteği ile bağlantılıdır. Şöyle ki ait olduğumuz aile veya topluluğun gösterdiği değerlere uymaz isek dışlanırız bu da hayatta kalamama ve ölümle eşdeğerdir. Bu değerlere uygun davranırsak kendimizi masum hissederiz, davranmaz isek suçlu hissederiz. Ebeveynlerimiz için doğru değerin bizim için tersi olması rahatsızlık verir. 

Annem ve babam için doğru olanı yaparım ki onların sevgisini kazanıp hayatta kalabileyim. Örneğin 'büyüklerin yanında konuşulmaz' ile büyüdüysem ileride otorite yanında konuştuğumda kendimi rahatsız hissedebilirim. Oysa başka bir ailede çocuk rahat konuşabilir büyüklerin yanında.. 

Veya ailem hep üniversite öğrenimi görmemi ister  ve seçim günü geldiğinde aşçılık meslek okuluna  gitmek istediğimde kendimi bu seçimden dolayı huzursuz hissedebilirim..

Anne ve babamız için bile aslında iki ayrı vicdan sistemi vardır. Annem seyahat etmeyi severken babam evde kalmayı tercih ediyor ise ben de yurtdışına tatile gittiğimde anneme karşı rahat, babama karşı rahatsız hissedebilirim. Bu konuda bir iç çatışma yaşayabilirim ve bunun kaynağını fark edemeyebilirim. İşte kişisel vicdanımızın kökleri çocukluk dönemine dayanır. En büyük isteğimiz anne ve babaya ait olmaktır çünkü bu şekilde hayatta kalırız. Onlara sadık kalmak için kendi gerçeğimizi ifade edemeyiz. Kişisel vicdanın dışında daha büyük olan aile sistemini de kapsayan vicdan da ailenin tamamının davranışlarını yönlendirir ve kişisel vicdanımızla da bazen çatışır. Örneğin tarih sırasına göre ilk gelen her zaman önceliklidir.  Buna göre bir suç işlemiş babamı beğenmeyip dışlayarak kendi vicdanıma göre rahat edebilirim, dedemi baba olarak görmekte kendimde hak görebilirim ama ailenin hiyerarşi yasasına aykırı olduğu için de kariyer alanımda zorluklarla karşılaşmaya başlarım.

İşte iç çocuk aslında ruhun yolculuğudur ve bizler aile bağlarımızın yarattığı bu engelleri fark etmek istiyorsak aile sisteminin bütününü de anlamalıyız. Ancak o zaman kendi özgün benliğimize kavuşabiliriz....