Derin Anı Süreci (DMP- Deep Memory Process) :

Dr. Roger Woolger'in yaratıcısı olduğu Derin Anı Süreci Beden Regresyonu çalışması Jungçu aktif imajinasyon, Dr.Wilhelm Reich’in beden çalışması, Moreno’nun psikodraması etkilerini şamanik/ ruhsal yolculuk tekniğiyle ve Budizm’in Tibet’in Ölüler kitabından gelen Bardo bilgeliğinden türetilen yaşamlar arası entegrasyon bilincini bir araya getirir. Tibet’in Ölüler Kitabı, ölümle ve çeşitli Bardo boyutları arasından geçiş yapmayla ilgili uygulamaları ve ara halleri öğretmektedir.  Yoga geleneklerine göre süptil bedenlerle ilgili konseptleri de içerir. DMP, zihinsel, duygusal, fiziksel ve ruhsal olmak üzere aynı anda tüm düzeylerle çalışan bir regresyon çalışması olduğundan eşsizdir. Danışanın, psikodrama ve beden çalışması yoluyla deneyimini bedeniyle yaşamasını teşvik ederiz. Böylece bedende tutulan tortular serbest kalabilir.

DMP anksiyete, depresyon, özgüven,fobiler, stres, kronik agrılar, bloke olmuş hisler ve özellikle de bedende yerleşik katastrofik travmalar ve çocukluk dönemi travmaları için geçerlidir.  Zor ilişkiler, sağlık, aile meseleleri,kariyer durumu gibi konulardaki tıkanıklıklarla ilgilenir.  Danışanın, psikodrama ve beden çalışması yoluyla deneyimini bedeniyle yaşamasını teşvik ederiz. Böylece bedende tutulan tortular serbest kalır.

Dr.Roger Woolger tarafından 1990’da DMP’nin ortaya çıkışı ile regresyon çalışmaları psikodrama ve beden çalışmaları sayesinde yaşanan deneyimlere dönüştü.

Uygulama transpersonal psikoterapiye önemli bir katkı olarak tanınmıştır. DMP aklı, duyguları, bedendeki kalıpları ve ruhu da katarak kapsamlı bir çalışma sürec sonunda dönüştürür.

Gölgeler çalışması ise bilinçdışı ruh yaralarımızı meydana çıkarmak üzerine odaklanır. Gölgemizde ne kadar derine yolculuk edebilirsek, o kadar çok bilinç ışığı getirebilir, hayatlarımızı dönüştürebiliriz. Gölgelerimizi zaman zaman görmek istemez ve onları  derinlere iteriz. İnsanlarda tahammül gösteremediğimiz taraflar genelde bize gölgelerimizi işaret ediyor olabilir. 

DMP ile Aile ağacımıza bakarken çoğu zaman kalıcı temalar ve sürekli kendini tekrar eden motifler görürüz ve bunlar bugün ailemizin ve akrabalarımızın hayatlarını bir şekilde etkiliyor olurlar.

Atalarımızın  bu ve bunun gibi nice bitmemiş enerjetik kalıntısı bizi ve ailemizin bireylerini etkiliyor olabilir. Bazen bu etkiler belli belirsizden çok dramatiğe kadar kendini gösterebilir. Örneğin hiç doyamadan yemek yemek gibi. Açlıktan ölmüş bir atanızın yerine durmadan ve doymadan yemek yiyor olabilirsiniz.

bugünkü hayatınızı olumsuz olarak etkileyen yaşam sorunlarını ve zorluklarını keşfeden bir yöntemdir. Bu etkiler bu yaşamınızın çocukluk ve yetişkinlik döneminden veya aşağıdaki ruhsal yaralardan birinden geliyor olabilir:

  • Ruhsal alem – Fiziksel dünyaya girmek üzere ruhsal alemden geçiş yapma süreci,
  • Rahim ve doğumda – Anneden ve doğum deneyiminden gelen titreşimsel etkiler,
  • Kuşakların mirası, atalarınızın tamamlanmamış dünya işleri,
  • Geçmiş anılar (ve önceki yaşamdan kalıntılar)
  • Arkadaş, aile, iş arkadaşları vs. gibi diğer insanların yansıtmaları
  • Eklenti  ( size ait olmayan etkiler)