RUHSAL HİYERARŞİ

Neredeysem bileyim, yolumu açayım...

 

İnsan biyolojik bir canlı. Yani yaşamak için nefes alıp vermek, yemek yemek zorunda olan ve en önemlisi neslinin devamı için üremek zorunda olan bir canlı. O nedenle de biyolojik bir varlık. Biyolojik olmasının yanında sosyoloji bir varlık da aynı zamanda. Çünkü bizler toplu halde yaşarız, yaşam ancak birlikteyken devam eder. Basit fizyolojik gerçekler bunlar. Hiçbir ideoloji ile ilgisi yok. Yaşamın devamı için bile iki kişi, yani bir kadın ve bir erkek gerekli. En sonunda ise insan psikolojik bir canlı. Çünkü duyguları var, düşünceleri var.

Ruhsal hiyerarşiyi anlayabilmek için konuya buradan girmek gerekiyor. Dedim ya basit fizyolojik gerçekler diye. Aslında ruhsal hiyerarşi de basit fizyolojik gerçekler üzerine kurulu.

Yaşam nereden geliyor, nereye gidiyor anlayabiliyorsak eğer işte o zaman yerimizi de anlamışızdır demektir. Sistemik Konstelasyon Eğitimi almaya başlamamlaedindiğim en önemli içgörülerden birisi şu oldu “Herkes yerini bilsin”... Anadolu’da yetişip de bu cümleyi duymayan yoktur sanırım.

Evet, yerimizi biliyormuyuz? Yerimizi bilmek neden bu kadar önemli?

Yerimizi bilmek çok önemli çünkü yazının başındaki cümlede olduğu gibi biyolojik canlı olmamız gereğince üremek zorundayız. Üremek ise bize önce çocuk olmayı sonra belki de ebeveyn olmayı getirir. Sonra sosyolojik varlık olmamız nedeniyle de içinde bulunduğumuz topluluklarda (ki ben bunlara ‘sistemlerde’ demeyi uygun buluyorum) neredeyiz ve nerede olmalıyız veya olmamalıyız sorularına cevap aramamıza neden olur. Psikolojimiz nedeniyle de yine çok önemlidir hiyerarşiyi anlamamız. Bazen yaşadığımız duygu ve düşünceler bize ait olmayabilir, ancak bunu anladığımızda kendimizle kavga etmeyi bırakabiliriz.

Bu arayışlar sırasında/sonrasında kendimi konstelasyon eğitimi alırken buldum. Eğitim sırasında öyle deneyimler yaşadım ki içimden akan bilgiyi çoğunlukla dizinler sırasında aktarmaya çalıştım. Hâlâ bunun için çabalıyorum. Fakat görüyorum ki yeterli gelmiyor. Bu konu çok önemli ve benim için sadece dizinler yeterli olmuyor. İnteraktif olmasını istediğim bir çalışma düşündüm sonra. Hem anlatıp hem de uygulamalı olarak gösterebilmek merak edenlere “ yerini “...

İlk önce YER-ALAN bilgisi ile başlıyoruz konuya. Sonra şu sorulara yanıt arayacağız hep birlikte;

  1. Ben kimim?
  2. Ben nerdeyim?
  3. Anne-babam nerede?
  4. Kardeşlerim nerede?
  5. Atalarım nerede?
  6. Eşim nerede?
  7. Çocuklarım nerede?
  8. Ve en önemlisi unutulanlar nerede?

Neden bu arayışa başladığımın bir cevabı da bu sorulara aldığım yanıtları görmemi sağlayan çeşitli dizinler oldu. Evet çeşitli dizinler... Gerek benim için açılan dizinler, gerek temsilci olarak katıldığım dizinler ve gerekse kolaylaştırıcı olarak bulunduğum yüzlerce dizin sayesinde şunu gördüm;hiyerarşi o kadar kolay atlanıyor ki. İstersek onlarca dizin açtıralım çeşitli konular için, hiyerarşiyi anlamadığımız sürece bu ihtiyaç bitmez. Sürekli bu arayışta oluruz. Gördüm ki bu konu bir ihtiyaç. Ve ilk önce kendimle çalışmaya başladım.  Ve yukarıdaki soruları sordum kendime.

Çeşitli meditasyonlar ve Konstelasyon Eğitiminin olmazsa olmazı sayesinde bir miktar dengeye getirebildim sanki. Peki neydi bu olamazsa olmaz olan; alanımda kimler var, kimler yok, kimler olmalı?

İlk yaptığım şey annemle benim durumuma bakmak oldu. Sonra babam, sonra kardeşlerim, eşim ve çocuklarım. Kendimde çok işe yarayan bu çalışmayı dileyenlerle paylaşmak istiyorum, “yerini merak edenlerle”... İnteraktif bir çalışma olacak öncelikle. Çünkü gördükki bu konunun aslında kesin bir kitabı yok. Sadece kesin birkaç kuralı var. Bu kurallar bile aslında her sistemin kendi içinde o sisteme özel sanki. Bu yüzden interaktif olmak zorunda bu çalışma. Birlikte kendi alanlarımızda,“neredeyiz?” sorusuna hep birlikte yanıt arayacağımız bir çalışma olacak.

Hadi buyurun...

 

SEVİLAY KARLI KARTAL